KAAT'I SANATINI DUYDUNUZ MU ? - nalan kaatı yapıyor - Blogcu






« Önceki | Sonraki »

23/12/2006

KAAT'I SANATINI DUYDUNUZ MU ?

Bu yazı benim ufuk ötesi dergisinde yayınlanan yazım .

Blogculuğa yeni başladığım için elimdeki yazıları yayınlıyorum ilerleyen günlerde ilgilenenlerle daha kapsamlı bir içerik hazırlayacağım.

 

 

Geleneksel Türk süsleme sanatları son yıllara kadar pek fazla duyulmayan, duyulduğunda da kapsama alanına nelerin girdiği pek bilinmeyen bir tanımdı.
Matbaanın icadı ve Osmanlıda yaygınlaşması el yazmalarına dolayısıyla da bu değerli yazıları daha da değerlendiren süsleme sanatlarına talebin azalmasına sebep oldu. Osmanlı’nın son zamanlarında bu yüzden gözden düşen geleneksel sanatlarımız harf devrimi ile unutuldu. Hattatların yanı sıra altın ve toprak boyalar ile yazıları tezyin eden müzehhipler, ebruzenler, ince kâğıt ve deri oymalarla kitap ve cilt kapaklarını bezeyen kattanlar (kaat’ı sanatçıları), minyatürcüler de gözden düştü. Artık talibi azalan marifetlerini daha az icra ettiler. Hızla mekanikleşen dünyada olduğu gibi bizde de yeni olana ilgi duyuldu. Birbirinin eşi olan, seri üretilen, sahip olunması kolay nesnelere itibar eder olduk. Eski ustalarla birlikte sanatları ve eserleri de kaybolmaya ve unutulmaya başladı. Emeğin, göz nurunun dökülmesiyle incelen zevklerin ürünü olan; meşgul olanı da güzelleştiren bu sanatların kaybedilmemesi gerektiğini bilen bilge insanlar da vardı. Kimileri eskici dükkânlarına, rehincilere düşen eserleri toplayıp saklayarak bu güne gelmesini sağladılar. Kimileri de tekniklerini, kurallarını nasıl ve kimler tarafından yapıldığını kayda aldılar. Öğrendiler, öğrettiler. Bu alanda emek sarf edenlerin başında rahmetli Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver vardır. Bir yandan tıp okurken bir yandan da Medresetü’l Hattatin’de Türk tezyinî sanatlarını öğrenir. 1935’lerde Topkapı Sarayı nakış hanesini ihya eder. 1936–1985 yılları arasında da Güzel Sanatlar Akademisi Şark Tezyinatları Bölümü’nde hocalık yapar. Öğrencilerini yetiştirirken bu sanatların Türk ruhundan sapmadan yenilenerek devam etmesi için temel kuralları kaynaklara bağlı kalarak disipline eder. Bu gün bu sanatlar, onun düzene soktuğu kurallar ile yetiştirdiği öğrencileri tarafından yaşatılıyor. Bizlere ulaştırılıyor. Ben de 1995 yılında emekli olduğumda Çemberlitaş Birlik Vakfı tezhip kursuna başladım. Topkapı Sarayı nakış hanesi hocalarından Serap Bostancı’dan ders almaya başladım. Kaat’ı sanatını da ilk kez hocamdan orada duydum. Bu sanata yakın çalışmalar yaptığımız hatta onlara dekopaj, kolaj dediğimiz halde Türk’ün en eski sanatlarından biri olan kaat’ı’yı hiç duymamıştım. Bu beni çok üzdü. Bulabildiğim tek kaynak Süheyl hocanın kızı ve öğrencisi olan Gülbin Mesera’nın Türk Sanatında İnce Kâğıt Oymacılığı Kaat’ı adlı kitabı idi. 14.yy.da Anadolu’da görülmeye başlayan bu sanat 15 ve 16.yy.larda Heratlı ustalar tarafından da yapılıyor. Elimizdeki en eski kaat’ı’lar 14.yy.a ait Şeyh Mehmet Divanı’nda yer alıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde korunuyor.17.yy.da Bursalı Fahri, Gazneli Mahmut en tanınmış ustalardır.18.yy. başlarında unutulmaya başlayan bu sanata ait örneklerin bir kısmı da British Museum’da sergileniyor. Gülbin Mesera’nın kitabında bu nadide eserlerin resimleri yer alıyor. İncelediğim kitap ve gördüğüm örneklerin güzelliği beni tezhibin yanı sıra kaat’ı sanatını da öğrenmeye heveslendirdi. Bu arzumu da hocam Hasan Türkmen sayesinde gerçekleştirdim. Kaat’ı sanatının adı kaatetmek (kesmek) ten geliyor. İcra edenlere kaattan deniyor. Kâğıt ve deri gibi materyaller kesilip oyularak eserler oluşturuluyor. Oyularak çıkarılan desene erkek kaat’ı, bunun içinden çıkartıldığı desene de dişi denir. Her iki desen başka bir renkteki zemine yapıştırılıp aynı anda iki eser oluşturulur. Ben erkek tarzında çalışıyorum. Ebrulu kâğıtlardan oyduğum desenleri bir kompozisyon haline getiriyorum. Bu sanat tezhiplenmiş yazılı sayfaların sürtünerek zarar görmemesi için arasına konan kâğıtları süslerken ortaya çıkmış. Ben de kullandığım tarz ile onu kitap arasından çıkarıp duvara astım.
Nalân Güler

Ufuk Ötesi /200603

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

7 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: sesiber | Tarih: 23/11/2007
    Konu: Utandım
    Bu sanatı ilk kez duyuyorum. Duymama sebepse 10marifetteki yazınız oldu. Oradan buraya merakla geldim ve gerçekten çok utandım. Hep önümüze bakmaktan ardımızdaki güzellikleri es geçmişiz.
    Bu kültür hizmetinden dolayı size teşekkü ediyorum.
    http://www.takikulubu.com

    Bağlantı »

  2. Yazan: birdebenvarim | Tarih: 6/11/2007
    Konu: ....
    ne güzel severim sanatın her dalını ama reswımcıysen ıllakı boya gormek ıste gozler ıllakı dokuncaksın fırcaya .....
    sayenızde ozledıgımı fark ettım ama daha var bırıktıredıklerımı tualıme fıskırtmama:))

    ..................................................................

    gelelim bu günün mesajına
    herkeze mutlu saglıklı ve huzurlu bir hafta diliyorum
    vee en super haberi en sona sakladım....
    sıkı durun geliyorrr
    cumaninnnn gelmesine sadece 4 günnn kaldııııııı
    yaşasınnnnn

    Bağlantı »

  3. Yazan: disal | Tarih: 8/9/2007
    Konu: slm
    balık burcu olduğum için sanata büyük bir ilgim var......
    çok severim böyle işleri...

    emeğine sağlık.... çok öpüyorum ......

    Bağlantı »

  4. Yazan: gul1973 | Tarih: 9/8/2007
    Konu: SELAMÜN ALEYKÜM
    SENİ TEBRİK EDERİM DERGİLERE YAZI TAZDIĞINI BİLMİYORDUM .AYRICA KAAT SANATINI ÇOK MERAK EDİYORUM YAPILIŞI HAKKINDA KAPSAMLI BİLGİ VERİRSEN MEMNUN OLURUM EBRU KAĞITLARINDAN ÇALIŞMAMIZ ŞARTMI KULLANILAN KAĞIDIN ADI NE VS.....

    Bağlantı »

  5. Yazan: eda suner | Tarih: 11/7/2007
    Konu: Bravo ablama
    Vay be neler varmışda haberimiz yokmuş. İşin gerçeği ben ebrunun o alacalı desenini pek sevmiyorum sebebi ise küçük bir kızken gülsuyu kokan bir teyze vardı evi ebru doluydu o yaşta bilinç altıma işlemiş işte. Ama bu yaptıkların işi özgün hale getireceği kesin ablacım. Ayrıca işe yeni başladım demene rağmen çook keyif aldım hele bıraktığın yorumlardan acayip mutlu oldum. Sen rahat oku cevaplarımı diye sana linkleri yollayarak geri döndüm. Öpüyorum çok sevgiler

    Bağlantı »

  6. Yazan: öznur k | Tarih: 16/6/2007
    Konu: kaatı
    Merhaba,
    Bahsettiğiniz bu sanat dalı bana geçenlerde okuduğum Gül İrepoğlu'nun Cariye adlı kitabını hatırlattı. Orada I. Abdülhamit'e âşık olan romanın kadın kahramanı bir cariye de sarayda bu sanatı öğreniyor ve haremde kendini bununla ifade ediyor, hayali bahçeler yapıyordu. Romanda bu sanatın adı " efşan" olarak geçiyor ama biraz araştırdığım kadarıyla kaatıdan bahsediyor.
    Siz de geleneksel Osmanlı sanatlarına ilgi duyan biri olarak Osmanlı saray yaşamını yansıtan ve bu sanattan bahseden bu kitabı belki beğenirsiniz. Ben size bunu okumanızı tavsiye ederim.

    Bağlantı »

  7. Yazan: çiçek solon | Tarih: 12/3/2007
    Konu: kaat'ı sanatı
    Ben ebru çalışıyorum, tam da şu aralarda kaat'ı hakkında bilgi arıyordum .Teşekkürler.Çalışmalarınızı çok beğendim, başarılar

    Bağlantı »

Blogcu ile yapıldı