Yarın anneler günü ,anaları anmak için bir vesile sadece ,yoksa her gün anaların... Üstelik bir tek insan yavrularının değil bütün anaların.Doğuran,doyuran,büyüten ,yürüten;kendisi ölene dek elini yavrusu üstünden eksik etmeyen Yaratlmış ve analıkla şereflendirilmiş tüm varlıklar içn bu şiir
ANNE
İlk kundağın
Ben oldum, yavrum;
İlk oyuncağın
Ben oldum.
Acı nedir
Tatlı nedir... bilmezdin
Dilin damağın
Ben oldum.
Elinin ermediği
Dilinin dönmediği
Çağlarda, yavrum
Kolun kanadın
Ben oldum
Dilin dudağın
Ben oldum.
Belki kıskanırlar diye
Gördüklerini
Sakladım gözlerden
Gülücüklerini...
Tülün duvağın
Ben oldum!
Artık isterlerse adımı
Söylemesinler bana
'Onun Annesi' diyorlar...
Bu yeter sevgilim bu yeter bana!
Bir dediğini iki
Etmiyeyim diye öyle çırpındım ki
Ve seni öyle sevdim sana
O kadar ısındım ki
Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim
Gün oldu kırdın...
İncinmedim;
İlk oyuncağın
Ben oldum.. Yavrum
Son oyuncağın
Ben oldum...
Layık değildim
Layık gördüler
Annen oldum yavrum
Annen oldum!
ARİF NİHAT ASYA

Dün gece Bayrak Şairi Arif Nihat Asya ile ilgili Kültür Bakanlığı Yayınlarından bir kitap okudum.Arif Nihat Asya yı dostları,öğrencileri,iş arkadaşları yani hayatta yolları onunla kesişen ve onunla bereber olma bahtiyarlığına ulaşmış kişiler yazmış.Anekdotlar,anılar ve duygular yüklü büyük bir kitaptı.Büyük derken hem ebadı ,hacmi hem de içeriği büyüktü.Bu şairin öğrencilerime bayrak şairi olarak tanıtmıştım.Bilirsiniz "Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü...dizesiyle başlayan. Biliyormusunuz utandım ! Onun hakkında bu şiirinden başka neredeyse hiç birşey öğrenmemiş olduğumu farkedince merak etmediğim ,araştırıp öğrenmediğim için kendimden utandım.Gece sabaha yaklaşırken kitabı kapadım dudaklarımda fatiha gönlümde utanç ve gözlerimde yaşlarla uykuya daldım .